Belâgat , bir düşünce ya da duygunun yerinde ve zamanında manası en açık şekilde ve akıcı bir dille ifade edilmesidir. ... Söz söylenilmesi gereken durumlar, ifade edilecek duygu ve düşünceler sayısız ve birbirinden farklıdır.
Belâgat sözlükte "sözün fasih ve açık seçik olması" anlamında masdardır. Bazı kaynaklar bunu "ulaşmak; olgunlaşmak, erginlik çağına varmak" mânasındaki bulûğ kelimesiyle ilgili görüyorlarsa da bab ve masdar değişikliğinden dolayı bu anlam isabetli görülmemektedir.
Belagat sözlükte “sözün fasih ve açık seçik olması” anlamına gelen bir mas- dardır. Terim olarak biri “meleke”, diğeri “ilim” olmak üzere iki manada kul- lanılmıştır. Meleke olarak belagat , sözün, fasih olmakla birlikte yer ve zamana da uygun olmasıdır.
Zira Kur'ân-ı Kerîm'in tefsir edilebilmesi ve doğru anlaşılması için belagat ilmi şarttır. Çünkü Belâgat ilminin kaideleri olan teşbih, mecaz, istiare, kinaye gibi usuller bilinmeden yapılan her tefsir hata ile maluldür.
İslâm dininin temel kaynaklarını doğrudan anlayabilmek için en önemli kaynak dil olan Arapça'nın öğrenilmesi; bu dile ait kavram ve dil inceliklerinin anlaşılması için de “ belâgat ” adı altında toplanan özellikle bu dile ait çeşitli disiplinlerin bilinmesi gerekmektedir.
belagat / belâgat Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesi. Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesini öğreten edebî ilmin adı.
الإيجاز المخل والإطالة المملة. " Belâğat , kişinin, sözü bozacak kısaltmadan ve uzandıracak uzatmadan sakınmak suretiyle kullanacağı ifade ile, kalbindeki mananın özüne ulaşmasıdı".
Bir edebiyat terimi olarak bedî ', edebî sanatlarla örülü ifadenin lafız bakımından kusursuz, mâna bakımından mâkul ve aynı zamanda bir âhenge sahip olmasının usul ve kaidelerini inceleyen ilim demektir.
Meânî . Belagatın sözün yerinde olma şartlarını inceleyen dalı. Meânî kelimesi ma'nânın çoğuludur. Meânî , beyân, muhassinât (bedîi) şeklinde üç disipline ayrılan belagatın sözün yerinde olma (muktezâ-i hâle uygunluk) şartlarını, sözü duruma ve yere göre uyarlama İlkelerini inceleyen dalına meânî ilmi.
Fasih ve beliğ olan. Düzgün ve akıcı ifade.
Fasih Arapça veya Modern Standart Arapça , çoğu Arapça metnin yazıldığı, halk arasında karşılığı Ammice olan dildir. Kur'an ve Kur'an ile ilgili eserlerde bu dilin dil bilgisi kurallarından yararlanılır. Ayrıca, İslam beldelerinde de bu dil yürürlüktedir.
Belâgat konusunda Türkçe te'lîf edilen ilk kitap olarak kabul edilen Miftâhu'l-Belâga ve Misbâhu'l-Fesâha10, İsmail Ankaravî'ye (öl.104/1631) ait olup, yazarı tarafından Telhis'i anlamak isteyenler için yazıldığı ifade edilmektedir.
Bir edebiyat terimi olarak bedî ', edebî sanatlarla örülü ifadenin lafız bakımından kusursuz, mâna bakımından mâkul ve aynı zamanda bir âhenge sahip olmasının usul ve kaidelerini inceleyen ilim demektir . Sözlük anlamıyla ilgili olarak, Beşşâr b. Bürd, Külsûm b.
Bu müstakil eserlerin en meşhuru bu çalışmanın da konusu olan ve İbn Ebi'l- İṣba' (ö. 654/1256) tarafından Bedî 'u'l- Kur 'âni'l-mecîd adıyla kaleme alınan eserdir.
Bu ilim , adından da kolayca anlaşılabileceği gibi manalar ilmidir. ... Manayı etkileyen her şeyi kapsar. Anlatılmak istenen manaya göre kelimelerin seçimi, cümledeki dizilişi, cümledeki ilave unsurlarla ilgilenir.
Tam yerinde açık ve güzel söz söyleme.
(ﻓﺼﺎﺣﺖ) i. (Ar. feṣāḥat) İfâdede, kelimelerden her birinin ve bu kelimelerden meydana gelen cümlelerin lafız, mânâ, âhenk ve kurallara uygunluk bakımından yerinde, düzgün ve doğru olması durumu; dilin söylenmesi güç, âhenksiz, alışılmamış kelimelere, yadırganacak yabancı sözlere, kusurlu cümle, mecaz ve terkiplere yer ...
SON YAZILAR