Mahkemeler : Adli yargıda ilk derece mahkemeleri kendi içinde hukuk mahkemeleri ve ceza mahkemeleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır .
Adli Yargı kendi içinde medeni yargı ve ceza yargısı olmak üzere ikiye ayrılır .
Adli Yargı Hakimleri en temel anlamda bildiğimiz yargılamaları yapan hakimlerdir. Dava konuları çekişmeye yol açan hemen her şeydir. İdari Yargı Hakimliğinden farklı olarak idari dava gibi bir alanla kısıtlı değildir ve Kanunda kendisine yer bulan her tür husus dava konusu olabilmektedir.
Yargıtay, ceza ve hukuk yargısı için, üst derece mahkemesidir. ... Temyiz incelemesinde, vakıa incelemesi ya da yeniden yargılama yapılmaz, bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygunluğunun denetimi yapılır. Buna göre «onama» veya «bozma» kararı verilir.
Aile Mahkemesi, Kadastro Mahkemesi, İş Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi, İcra Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Denizcilik İhtisas Mahkemesi'dir.
Bu nedenle adli yargı kapsamı en geniş olan yargıdır.
Türk mahkemelerinin yargısal faali- yeti, maddi hukuk kurallarının bağımsız hakimler tarafından olayla- ra uygulanmasıdır. ... 1 Yani Türkiye'de yargı birliği yoktur ve Türk yargısının en başta gelen sorunlarından biri “ yargı birliği ” ilkesine aykırı bir yapılanma içinde bulunmasıdır.
Yargının bağımsızlığı 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda esas olarak 138. maddede güvence altına alınmıştır. Söz konusu maddenin konumuzla ilgili ilk iki fıkrası şöyledir: Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
Bölge Adliye Mahkemelerinin 20 Temmuz 2016 tarihinde işlevsel hale gelmeleri ile adli yargı teşkilatı içinde yer alan hukuk ve ceza mahkemelerindeki iki ( 2 ) dereceli yargı sistemi yerine üç (3) dereceli yargı sistemine geçiş yapıldı.
1982 yılında idare , vergi ve bölge idare mahkemelerinin kurulmasıyla iki dereceli idari yargı sistemi oluşturulmuştur.
İdari rejim olarak adlandırılan ve Türkiye'de uygulanan idare hukuku, genç bir hukuk dalıdır ve tedvin (derleme) edilmemiştir.
Kıta Avrupa'sının kahir ekseriyetinde idari rejim sistemi uygulanmaktadır. Türkiye de bu sistemin bir parçasıdır. İdari Rejim Sistemi Fransa'da doğmuş ve bu ülkeden diğerlerine yayılmıştır. Bu çalışmada hem söz konusu sistemin özellikleri hem de Türkiye'deki yansımasının üzerinde durulmaktadır.
İdare hukuku , kısmen yeni bir hukuk dalıdır. Statü hukuku olarak da kabul edilmektedir. Bu disiplin kapsamında meydana gelen uyuşmazlıklar, idari yargıda çözülür. Anayasaya göre, idarenin iş ve işlemlerine karşı yargı yolu tamamen açıktır.
İdari yargılama usulünün mevzuattan sonra önemli kaynakları arasında yargı kararları yer almaktadır: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları, Anayasa Mahkemesi kararları ve Danıştay kararları. Bu kaynaklara ek olarak bilimsel eserler de idari yargılama hukukunun önemli kaynakları arasında yer almaktadır.
İdari yargılama usulüne kendine özgü niteliğini veren başlıca üç ilke hâkimdir. Bunlar; re'sen araştırma, tasarruf ve yazılılık ilkeleridir. İdari yargılama usulü hem objektif hukuka uygunluk denetimi yapan hem de kişisel hak ve menfaatleri koruyan ikili bir amaca sahiptir.
2577 sayılı İYUK 'un 53 'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında ise Yargılamanın yenilenmesi süresinin, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için 10 yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için 60 gün ...
Kural olarak idare hukuku alanına ilişkin uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir. İdari yargının konusu genel olarak idarenin idare hukuku alanındaki faaliyetleri ile ilgili davalardır. Yani idari davalardır. Adli ve idari yargının ayrıldığı sistemlerde idari yargının görev alanının belirlenmesi önem arz etmektedir.
İstinaf ve temyiz kanun yolu incelemesi de dahil olmak üzere idari davalara bakma görevi şu mahkemelere aittir: İdare mahkemesi (İlk derece mahkemesi ), Vergi mahkemesi (İlk derece mahkemesi ), Bölge idare mahkemesi (İstinaf mahkemesi ), Danıştay (Temyiz mahkemesi ve bazı idari davalar için ilk derece mahkemesi ).
Karma ölçüt , idarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullandığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargıya ait olduğuna işaret etmektedir. Kamulaştırma Kanunu, kamulaştırma işlemi dışında doğacak diğer uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesini öngörmektedir.
SON YAZILAR
Ek Ders Nasıl Hesaplanır 2021?
4 telefon numarası kime ait?
1 m2 parke kaç TL?
Antik çağ hangi yılları kapsar?
Bordo elbise üzerine hangi renk eşarp?
Denizli hangi bölgede yer alır?
Bird Box filmi ne anlatmak istiyor?
Emeklilik maaşı yaşlılık maaşı aynı şey mi?
Behzat Ç 2 sezon kaç bölüm?
Evrakta sahtecilik para cezası ne kadar?